Pazartesi, Hazirane 2, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
güzelşeyler olacak

**Yüreğinin götürdüğü yere git <> Susanna TAMARO
Genç İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun 1994'te yayımlandığı zaman İtalya'da büyük yankı uyandıran ve yılın olayı olan bu kitabı, çok satan kitaplar listesinin başındaki yerini uzun süre bir başka kitaba bırakmamıştır. Eco'nun 'Gülün Adı' adlı romanından sonra en başarılı İtalyan romanı olarak karşılanan 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git',80 yaşındaki bir kadının uzaklara giden genç torununa yazdığı ve hem bir iç döküş, hem de vasiyet sayılabilecek mektuplarından oluşuyor. Yalın, güncel bir dille, sevgiyle ve içtenlikle kaleme alınmış, ama asla gönderilmemiş olan bu mektuplarda, yaşlı kadın, kendisinin ve kızının dokunaklı yaşamlarının gizli kalmış yönlerini açığa vururken, bir yandan da hem kendini, hem de kızını irdeliyor; kendine karşı bir iç hesaplaşma yürütüyor. Değişen gelenekler, altüst olan değerler karşısında hissettiklerini torununa sevgiyle, bilgelikle aktarmak isteyen bu yaşlı kadın, kendi gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken, 'Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur', diyor; 'o özgün çağrıya kulak vermeli ve yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz.' (Arka Kapak)
Yalnız uyuyanlar için <> Cemil KAVUKÇU
Cemil Kavukçu, Can Yayınları arasında daha önce yayınladığımız 'Uzak Noktalara Doğru' adlı kitabıyla, kendinden ve kitabından çok söz ettiren, yeni ve farklı bir yazar olduğunu kanıtlamıştı. Fethi Naci'nin 'Tam bir anlatı ustası' diye nitelediği Cemil Kavukçu, bu yeni kitabında bir araya getirdiği öykülerinde, yine yeni insan tipleriyle tanıştırıyor bizleri. Bakışlarını dış dünyadan çok kendi içlerine çevirmiş insanlarla tanışıyoruz. Onların düşsel aşkları, hoşnut olmadıkları yaşam biçimlerinden kaçıp gitmekle kaçıp gidememek arasındaki kararsızlıkları, kırılgan mutsuz dünyaları, hiçbir sorunlarını çözemeyen küçük kaçamakları anlatılıyor bu öykülerde. Cemil Kavukçu, günlük ve sıradan bir yaşamı öyküye dönüştürürken, karamsar olmayan bir bakışla karamsarlığın öykülerini yazıyor. 'Yalnız Uyuyanlar İçin', öykücülüğümüzün kalıcı kitaplarından biri olacak.(Arka Kapak)
***Saint Simon Ilk Sosyolog, Ilk Sosyalist <> Cemil MERİÇ
( http://www.cemilmeric.net )
""Sanayi toplumunu bir acılar ve çılgınlar dehlizi yapan yanlışlık nereden geliyordu? Batı, elli yıldır tarihiyle hesaplaşmaktadır. Derslerini yeni baştan dinlemek istediği iki hoca var: Saint-Simon`la Proudhon. Biz de seslerini yeniden duyurmaya başlayan o iki yol göstericiye kulak kabarttık ve anladık ki Saint-Simon bir asrı dolduran düşüncedir"(C. Meriç, Saint-Simon dosyası, yayımlanmamış bir yazı, 1967).
Tıpkı "Hint Edebiyatı" gibi, Saint-Simon`da putları yıkmak için kaleme alınır. Ne yazık ki bu teşebbüsünün ardındaki iyi niyet, ustad`a şabloncu cemiyet tarafından "solcu" yakıştırması yapılmasını engelleyemez. Oysa: "Solla sağ bir bütündür, solu tayin eden sağdır, sağı tayin eden soldur. Biz hakikatlerin sadece bir tarafını görmeye mahkum edilmişizdir, yalnız bir tarafını görmek hiçbir şeyi görmemektir" (C. Meriç, Sosyoloji Notları ve Konferanslar)
***Surat asmak hakkımız <> İsmet ÖZEL
( http://www.ismetozel.org )
…
Biz firavun olmayı iyi sonuç saymadığımız için tebessüm etmiyoruz. Firavun olmak için iyi bir başlangıç yapmadığımıza da üzüldüğümüz söylenemez. Surat asmak hakkımız diyoruz , ama eleştiri hakkımızı elde tutabilmek için söylüyoruz. Surat asmamız, Dimyat’ta pirinç bulamadığımız veya evdeki bulgurdan olduğumuz için değil, bizi böyle bir yolculuğa sevk etmek isteyenlerin gasıp olduğunu bildiğimiz içindir. Bundan böyle Müslümanlığımızın herhangi bir tuzağa yem olarak konmasına, kafirlerin konforu ve tatmin yolları müslümanların da hakkıdır yollu aldatmacaya bir son verebilmek için surat asmak hakkımız demeyi seçiyoruz
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Cumartesi, Mayıs 24, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
*Abdurrahman MEYDANİ <> Tarih Yahudi Boyunca Oyunları
Peygamberlerini öldürdüler, dinlerini tahrif ettiler. Bütün zamanlarda "Allah'ın seçkin kulları" olduklarına inandılar. Bu inançla sonraki peygamberlere düşmanlık ettiler. Hz. İsa'yla Hz. Muhammed'le savaştılar, ölüm fetvaları verdiler.
Ve yahudiler, uzun süren çalışmalar ve hilelerle dünyanın siyasi, ekonomik arenasına hakim olmayı başardılar.

*Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU <> Bu Atlı Geçide Gider
Sanat adamları ancak yeryüzünü güzelleştirebilmek uğrunda, çirkinde bile mevcut olan bütün güzellikleri insanların gönül gözünde yerleştirmek için çaba sarfetmek mecburiyetindedirler. Yeryüzünün güzelleşmesi dünkü, bugünkü, yarınki çabaların senteziyle olur. Mesele bu üç çabanın sentezini yapabilmek, bugün bütün maddi zenginliklerine rağmen ruh yoksulluğunda bunalan insanlara yarının sentezini gösterebilmektir. Bu böyle olunca da insan ve güzel mefhumları bir araya gelmiş olur. Bu görüş açısından da insanın varlığının sebebi olarak ortada güzellik kalır. Güzel aynı zamanda insanın huzurudur, umududur ve mutluluğudur. Sanat adamının görevi ise huzur, umut ve mutluluk içindir. (arka kapak yazısı)
*Dale CARNEGİE <> Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
Bu kitabı okuduğunuzda; insanların sizden hoşlanmalarını ve sizinle fikir birliğine varmalarını sağlamanın, onları kırıp incitmeden değiştirmenin yollarını öğrenecek, yaşamın sizin için daha kolay hale geldiğini göreceksiniz.
**Mustafa İSLAMOĞLU <> Adayış risalesi
İşte bu noktada "hayat kitabı" olan Kur'an'ın teklif ettiği yöntemlerden biri olan adayış sürecini başlatmak, sorunlarımızdan birinin daha çözümünde bize kolaylık sağlayabilir.
Doğumevinin kapısında heyecanla bekleyen baba adaylarından kaçta kaçı çocuklarının seslerini daha ilk duyduklarında İmran'ın kadınının gösterdiği "erkekliğin" binde birini göstererek, "Ya Rabbi, bunu sana adadım, benden kabul buyur!" diyebilmektedir?
Allah'ın kendisine üç, beş, yedi evlat verdiği Müslüman babalar hepsini kendi yolunda harcadığı bunca evlattan birini dahi O'nun yoluna kalben, ihlasla bağışlamıyor, "Eti de kemiği de senin, senin dîninin ya Rabbi" diyemiyorsa; dahası en mütedeyyin anne babalar dahi İslâmî hassasiyetinden kuşku duymadıkları evlatlarının bir akşam eve geç gelişi karşısında gözleri parlıyor, yerlerinde duramıyorlarsa, şehadetten sözeden evlatlarına, "Aman, o nasıl söz? Allah korusun!" diyorlarsa, Allah'ı sevdiklerine kimi inandırabilirler ve nasıl yücelir dinin yerlerde sürünen sancağı?
*Selim İLERİ <> Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın
“Kapsayıcı, dönüştürücü; ama kavgalardan, polemiklerden uzak kalmaya özen gösteren / medyatik şöhreti ya da edebiyat içi çekişmelerde rol oynamayı değil / yalnız kalma pahasına has ve kalıcı edebiyat yapmayı seçen / kolayı değil hep zoru seçen / haykırmadan anlatan / her daim başkalarını anlamaya çalışan bir edebiyat bu... Dışlamayan ve kendini tekrar etmeyen bir yaratıcılık onunkisi. Politik ya da ideolojik kamplaşmalardan uzak duran, kimseyle takışmayan / yüreği geniş-kalemi geniş-vicdanı geniş bir yazarlık... Başlı başına bir edebiyat vahası Selim İleri edebiyatı.”
Elif Şafak
“Selim İleri, Türk edebiyatının artık bir klasiğidir. Geçmiş edebiyatımız artık sadece onun hissettikleri ile yaşıyor. Bugün üslup diye bir olgunun bu düzeyde farkında olan tek yazarımız. Edebiyatının dayandığı ironi, irdelediği kötülük, tüm o parodi, tiyatrosallık başlı başına öğelerdir. Yerli kültürümüzle Batılı kültürün mitolojik öğeleri onun yapıtında ayrı bir sentez içindedir. Melodram başlı başına bir olgudur. Fakat onu yeterince irdelemedik.”
Hasan Bülent Kahraman
***F. M. Dostoyevski <> Suç ve Ceza
Bir insanın işlediği korkunç cinayetler... ardından başlayan bunalımlı yaşam, geçmişiyle yaptığı isteksiz yüzleşmeler, işlediği suçun ıstırabından kurtulma çabaları... ve en sonunda aşkın akıl almaz gücüyle kurtuluşu bulması. Çıktığında Rusya'da gençleri ayaklandıran, yediden yetmişe herkesi hüzün ve mutluluk gözyaşlarına boğan bu sürükleyici ve heyecanlı dünya klasiğini bir solukta okuyacaksınız. Dünyanın en büyük romanlarından biri sayılan Suç ve Ceza Dostoyevski'nin adını dünyaya duyuran roman olarak ayrı bir yere sahip. (Arka Kapak)
Lev Nikolayeviç TOLSTOY <> İnsan Ne ile Yaşar?
'Anladım ki; Allah insanların birbirlerinden ayrı ayrı değil, tekvücut halinde yaşamalarını istediğinden, herbirine kendi ihtiyaçlarını değil; herbirine, hepsi için gerekli olan şeyleri ilham ediyor.
Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de, hakikatte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse Allah'a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır. Çünkü O, sevgiyi yaratandır! ..' (Arka Kapak)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Pazar, Mayıs 4, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
*Jhon STEİNBECK FARELER VE İNSANLAR
Hoşuna giden her şeyi dokunarak sevmekten başka 'kusuru' olmayan bir 'divane' ve onun tek dostu, koruyucusu, ile Amerikan taşrasında yaşadıkları insanlık serüveni.
İçgüdülerini yenemeyen, saf, çocuksu bir yoksul ile ekmeğini kazanmaya çalışırken arkadaşının kaderini paylaşmayı, başka türlü bir yaşama yeğleyen insanın öyküsü. Yayımlandığı yıldan bu yana tüm dünyanın severek okuduğu Fareler ve İnsanlar, Amerikan gerçekçi edebiyatının önde gelen yazarı John Steinbeck'in başyapıtı.
Tiyatro ve sinemaya defalarca uyarlanan bu romanda, Steinbeck'in çocuk kadar masum, saf, divane kahramanı ile her yanından şiddet fışkıran toplumun kuralları arasındaki çatışmada, çıplak gerçeği yansıtmadaki ustalığı, yazara dünyanın tüm okurlarının hayranlığını kazandırdı. Yazarın aldığı Nobel Ödülü, hayranlığın nedeni değil, yalnızca sonucuydu. (Arka Kapak)
güzel şeyler olacak!
*Fyador Mihayloviç DOSTOYEVSKİ DELİKANLI I-II
'delikanlı', Dostoyevski'nin bütün büyük romanları gibi bir özgürlük savaşının öyküsüdür. Özgürlüğü parayla satın alma arzusundaki başkahraman Dolgurukiy, hayata biraz da ironiyle bakan, gittiği her yerde babasının olmadığını söyleyen biridir. Yaşadıkları onu yıldırmayacak, gün gelecek kölelik yaftasından yavaş yavaş sıyrılacak, Dostoyevski'nin 'Delikanlı'sı olarak çıkacaktır karşımıza.
'Ancak tükenmişsek artık, acı çekmek yetimizin sonuna değin acı çekmişsek ve yaşamın bütününü kor gibi yakan tek bir yara olarak duyumsuyorsak, eğer çaresizlik soluyorsak ve umutsuzluun ölümlerini, ölümşsek işte o zaman okumalıyız Dostoyevski'yi. Ancak tükenmişlikten ötürü yapayalnız kalmışsak ve yaşamafelce uğramışçasına bakıyorsak, o yaşamı artık vahşi, güzel acımasızlığıyla kavrayamıyorsak ve ondan artık hiçbir şey almak istemiyorsak, işte o zaman bu korkunç ve görkemli yazarın müziğine açığız demektir... Ancak o zaman onun korkutucu ve çoğu zaman da cehennemden farksız dünyasının olağanüstü anlamını yaşayabiliriz...'
(Arka Kapak)
*Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU YABAN
Kendi dönemi içindeki gerçekçilik anlayışına uygun olarak yazılmış olan Yaban'da Yakup Kadri, I. Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı'nın sonuna kadar olan sürede bir Anadolu köyünde, köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadeleye ilişkin tavırlarını bir aydının gözüyle verir. Yaban için 'bu eser benliğimin çok derinliklerinden adeta kendi kendine sökülüp, koparak gelmiş bir şeydir' diyen yazar, bu romanda ortaya koyduğu birçok soruna daha sonra yazacağı Ankara'da cevap bulmaya çalışacaktır.
Eugene O`Neil Elektra’ ya Yas Yaraşır ( tyatro)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Cuma, Nisan 25, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
Zaman ve değerlendirilmesi Yaşar Değirmenci
Karayel hüznü Buket Uzuner
Karartma geceleri Rıfat Ilgaz
*% yüz düşünce gücü Jack Ensign Addington
Kitapta düşüncenin gücü konu ediliyor. Bilinç altına farkında olmadan yerleştirdiğimiz yargıların, hayat akışımızı nasıl etkiledikleri çarpıcı örneklerle anlatılamaya çalışılıyor. Hayatımızın bizim istediğimiz doğrultuda akması için bilinç altımızı yeniden şekillendirmenin yolları sunuluyor
Kavak yelleri Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin'in bu uzun soluklu romanında, ülkemiz insanlarının iç dünyasını, Anadolu gerçeklerini, toplumun durumunu, acı tatlı birçok olayı, aşkı, acıyı, ayrılığı ve dostluğu bulacak ve çok etkileneceksiniz. Anıların hüzün ve sevinç dolu rüzgarında geçip giden yılları anlatıyor yazar
bu hafta okuduğum kitap
Yalnızlıklar Hasan Ali Toptaş
* Ve yalnızlık, bir çobandır
çobanların bakışında
* Silahlarla büyür yalnızlık
* Bilinmesin;
yalnızlık biraz da
her şeyi bimenin ta kendisidir.
* Yalnızlık, öldürmektir.
* Yalnızlık, sizin size yokuşunuzdur.
* Yalnızlık, en çok susturmaktır.
* Büyüklük olsa olsa küçüklüğü kavranamayandır oysa;
ve yalnızlık en çok büyütmektir
* Yalnızlık, çocuk kılığında bir babadır torunların büyüttüğü
* İnsanlardan oluşmuş acı bir dumandır yalnızlık;
yamandır
* Ben yalnızlığı sensizlik sanmıştım her keresinde
* Yalnızlık, hadi gidelimdir çoğu kez, hadi n'olursun
*Aşklar ki
ah şu aşklar yalnızlığımız kadardır
* İnsan yapayalnız bir yalnızlıktır
güzel şeyler olacak!

Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Cuma, Nisan 18, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
Kitap adı Kitap yazarı
Sürgün Öğretmen Hüseyin KARATAY
Sinekli bakkal Halide edip ADIVAR
*Günlerin getirdiği Nurullah ATAÇ
Hedefe yürürken Recep şükrü APUHAN
*Simyacı Paulo COELHO
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Cuma, Nisan 11, 2008 · Kategori: kitap dunyasi
Birinci haftanın okuma listesi:
Kitabın adı Kitabın yazarı
Bomba Ömer SEYFETTİN
Sefiller Viktor HUGO
Kan ve kum Blasco İBANEZ
Gol kralı Aziz NESİN
Denemeler MONTAİGNE
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!