güzel seyler olacak

ghetto

Çarşamba, Temmuz 2, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

Uzanan ince yaprak kağıt

Silinmez izler bırakır

 

Bitişikte koşarak Karaoğlan

Saadet sunar güne

 

Sessizlik hakim olur

Yaraların üstüne

                                                                                      

Bu akış hiç bitmez

Nereye

Nasıl aktığı tartışılmaz

Bu bir akıştır

                                                 

Akışlar sancılıdır

 

Duvarlarım duvarlarına dayanır

 

Ghetto’ mun penceresi  yoldur

Yoluda yoldur ha

Neler akmaz bu yoldan…

 

Şu ana kadar…

Hayatımda bu yoldan nelerin geçtiğine dair

Hiçbir düşüncem olmadı

 

Artık her geçen bir yol hikayesi bırakıp da gidiyor

 

Zaman tabelasından

Kaç kez yaprak yırtmışımdır

Günlerin geçtiğini fark etmeden

 

Arka yaprağına

Anlamsız bakışlar atmışımdır

 

Gözlerin gördüğü kadar

Derin anlamlar çıkarmışımdır

 

Bu dış dünyaya

Emeksiz sabırsız bir saldırıdır

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

mahbube

Çarşamba, Mayıs 14, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

 

yürümek
yakomozlu sonsuzluğa
hiç rotasyonellemeden
yüzünü
mahur güzelliğin
tadından
ayrılmak

rüzgarın getirdiği
müjde
akad/ın
divergensi
yaklaşan
sıcak buse


kabarcıkların dansı
hiç bitmez


su ölümdür
taş kalpli
kaya için

 

güzel şeyler olacak!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

sümüklü böceğin duası

Çarşamba, Nisan 23, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

                          * bir  akrebi güzel kokulara bezeyen kendini kurtaramaz

Mağrur duruşu kayalıkların

Yırtar heybetini gece

 

Kefenini yanında taşıma cesareti

Kayalıkların karnına

İki sancı  arasında

İtiverdi dua

 

Koyulan noktalar

Süreği duaların

 

Kenenin göbekteki saadeti

İşareti duanın

 

Helal et helal et helal et

 

kozasında

zikir halinde

 

yüce pir  yüce pir yüce pir

 

ediyordu

dua dua dua

usunu kalbine gömerek

 

teslim ediyordu

yüreğini geceye

 

yüce pir yüce pir yüce pir

 

irkiliverdi

kalbi aniden

 

yutamadığı kareler aksetti kalbine

ne kadar da çok yakışıyor resmin

kara kapkara

leke döktü usu

edebilir miydi teslim

 

helal et helal et helal et

 

ışığı gördü

kapatıverdi

 

 

ruhuna

dua okur musun?

 

 

                            *bahauddin nakşbend hazretleri

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

rüya görebilene

Pazar, Mart 23, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

 

Ey gönüllerin sultanı

Ses ver

sessiz dünyama

 

sızılar kadar

eşsiz

güzellikler içinden

salyangozumda

mor titreşim duymak için

en ağırından

bozlak böğür

 

yol alalım

karanlığın içinden sıyrılan

aya doğru

 

hikayelerin en güzelinden

bir demet sun

 

ikimizin hikayesi

olarak algılama

şerefi ile şereflendir

 

 

dolunay oluncaya kadar

kocaman kocaman kadınlar

denize girsinler

 

en güzel hikayeyi yazalım

birlikte hilali görünceye dek

 

karanlığın içine

gömünce ayı

bir fırtına

koparalım aramızda

 

sessizlik

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

kırpılmış

Pazar, Mart 16, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

yanık ezgiler yüklü
şarkılarda
yanık yüzlü
bir adam

gecenin içine izmaritini atınca

geceyi bir ses sahibi kıldı.

ardından

gecenin sabahı gördüğü anlarda kayboluşu gibi

bu ses yerini şehrin insanlarına bıraktı.


niçin susmaz bu şehir gündüzleri

gece çalışamazlar mı bu insanlar?

yada gece yaşayan

ben çok mu aykırıyım

gündüzüme!

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

sav sav

Pazartesi, Mart 10, 2008 · Kategori: ibrahim karaduru siir

yürü
yüreğin mürekkebinde
kirlenen yerlerini
öpmek gerek

anlaşılır ses
sukut ol
karanlık
sessizlik

görünür olan
gizem ol
renksizlik
ölümsüzlük

öpmek gerek
kirlenen yerlerini
yüreğin mürekkebinde
yürü

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ay zeytin gece

Salı, Eylül 18, 2007 · Kategori: ibrahim karaduru siir

I

kamçılı karanlıktı
geldin üstüme
bütün masalları dolaştın da
ay
     zeytin
              gece
II
vurmuştu alnına
-ay-
perçemlerin tokat seyyalitesi
-gece-
yorgundu atılmış yılan derisi
-zeytin-de

değiştirilmiş güvercin gömleği
nereye gidiyorsun
tende
III
zeytinlerin arasından
siste silinip giderken yollar
aydı
      zeytindi
                  geceydi

gözlerini yeşil tabutta yitiren
çengelinde-tuzlanmasında-sabaha tıkanmış renklerle
ay

    zeytin

             gece
IV
ben öldüm
kefen bulunamadı
ayın renginde
aldı rüzgar
sesimi duyurmadı
vurdu geçti
durduğum yeri
gümüşünü silkeledi
yüzüme
atının kanatları
V
kimse çıkamadı dışarı
ayda dua kaldı
zeytinde tabut kaldı
gecede kefen kaldı
at yolda/yol siste kaldı
karanlıktı


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki ::

Web Analytics