
Uzanan ince yaprak kağıt
Silinmez izler bırakır
Bitişikte koşarak Karaoğlan
Saadet sunar güne
Sessizlik hakim olur
Yaraların üstüne
Bu akış hiç bitmez
Nereye
Nasıl aktığı tartışılmaz
Bu bir akıştır
Akışlar sancılıdır
Duvarlarım duvarlarına dayanır
Ghetto’ mun penceresi yoldur
Yoluda yoldur ha
Neler akmaz bu yoldan…
Şu ana kadar…
Hayatımda bu yoldan nelerin geçtiğine dair
Hiçbir düşüncem olmadı
Artık her geçen bir yol hikayesi bırakıp da gidiyor
Zaman tabelasından
Kaç kez yaprak yırtmışımdır
Günlerin geçtiğini fark etmeden
Arka yaprağına
Anlamsız bakışlar atmışımdır
Gözlerin gördüğü kadar
Derin anlamlar çıkarmışımdır
Bu dış dünyaya
Emeksiz sabırsız bir saldırıdır
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
yürümek
yakomozlu sonsuzluğa
hiç rotasyonellemeden
yüzünü
mahur güzelliğin
tadından
ayrılmak
rüzgarın getirdiği
müjde
akad/ın
divergensi
yaklaşan
sıcak buse
kabarcıkların dansı
hiç bitmez
su ölümdür
taş kalpli
kaya için
güzel şeyler olacak!

Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
* “ bir akrebi güzel kokulara bezeyen kendini kurtaramaz “
Mağrur duruşu kayalıkların
Yırtar heybetini gece
Kefenini yanında taşıma cesareti
Kayalıkların karnına
İki sancı arasında
İtiverdi dua
Koyulan noktalar …
Süreği duaların
Kenenin göbekteki saadeti
İşareti duanın
Helal et helal et helal et
kozasında
zikir halinde
yüce pir yüce pir yüce pir
ediyordu
dua dua dua
usunu kalbine gömerek
teslim ediyordu
yüreğini geceye
yüce pir yüce pir yüce pir
irkiliverdi
kalbi aniden
yutamadığı kareler aksetti kalbine
ne kadar da çok yakışıyor resmin
kara kapkara
leke döktü usu
edebilir miydi teslim
helal et helal et helal et
ışığı gördü
kapatıverdi
ruhuna
dua okur musun?
*bahauddin nakşbend hazretleri
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Ey gönüllerin sultanı
Ses ver
sessiz dünyama
sızılar kadar
eşsiz
güzellikler içinden
salyangozumda
mor titreşim duymak için
en ağırından
bozlak böğür
yol alalım
karanlığın içinden sıyrılan
aya doğru
hikayelerin en güzelinden
bir demet sun
ikimizin hikayesi
olarak algılama
şerefi ile şereflendir
dolunay oluncaya kadar
kocaman kocaman kadınlar
denize girsinler
en güzel hikayeyi yazalım
birlikte hilali görünceye dek
karanlığın içine
gömünce ayı
bir fırtına
koparalım aramızda
sessizlik
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
yanık ezgiler yüklü
şarkılarda
yanık yüzlü
bir adam
gecenin içine izmaritini atınca
geceyi bir ses sahibi kıldı.
ardından
gecenin sabahı gördüğü anlarda kayboluşu gibi
bu ses yerini şehrin insanlarına bıraktı.
niçin susmaz bu şehir gündüzleri
gece çalışamazlar mı bu insanlar?
yada gece yaşayan
ben çok mu aykırıyım
gündüzüme!
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
yürü
yüreğin mürekkebinde
kirlenen yerlerini
öpmek gerek
anlaşılır ses
sukut ol
karanlık
sessizlik
görünür olan
gizem ol
renksizlik
ölümsüzlük
öpmek gerek
kirlenen yerlerini
yüreğin mürekkebinde
yürü
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
I
kamçılı karanlıktı
geldin üstüme
bütün masalları dolaştın da
ay
zeytin
gece
II
vurmuştu alnına
-ay-
perçemlerin tokat seyyalitesi
-gece-
yorgundu atılmış yılan derisi
-zeytin-de
değiştirilmiş güvercin gömleği
nereye gidiyorsun
tende
III
zeytinlerin arasından
siste silinip giderken yollar
aydı
zeytindi
geceydi
gözlerini yeşil tabutta yitiren
çengelinde-tuzlanmasında-sabaha tıkanmış renklerle
ay
zeytin
gece
IV
ben öldüm
kefen bulunamadı
ayın renginde
aldı rüzgar
sesimi duyurmadı
vurdu geçti
durduğum yeri
gümüşünü silkeledi
yüzüme
atının kanatları
V
kimse çıkamadı dışarı
ayda dua kaldı
zeytinde tabut kaldı
gecede kefen kaldı
at yolda/yol siste kaldı
karanlıktı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
« Önceki ::