GÜN AKŞAM OLDU
Kaç gündür akşam batışlarına hasretim güneşin. Ne zaman akşam güneşi batışına şahit olmayı düşünsem, ya bir kara haber, Dağıstanlı Hüseyin türkü söylerde türkülerinde hüzün çağırır gibi, bulutları çağırır güneşimin önüne.
Artık yeter be Dağıstanlı ya da kara haberlerin yazıcısı diyesi geliyor insanın. Hani bildiğimiz bir şair vardı. Kara yazılar yazmak için şair olmuştu. Artık ben bile onun şairliğinden şüphe eder oldum. Şiir değil sanki isyan ediyordu.
yeter!
Bazen akşam yine de oluyor dedikleri akşamlar kulaklarımda...
Çınlıyor insanların söylemleri …
Günün sarhoşluğuna teslim olanlar mı? Söyler bu sözü, yoksa zaten hepimizin literatüründe var mıdır?
Böyle canhıraş feryatlar çıkaran sesler...
Bu gün insanlara inat aletlerde çılgına dönmüş sanki. Ne sayfamı açabiliyorum internette nede param var cebimde, (şükür ki parasızım) artık benimde dertlerime aza bulunmaz. Son kelimelerimi yazmam için 100000 liram yada otomasyondan yani geçen sürelerin yuvarlak olarak alındığı sabit saat ücretini kullanıyorumdur.
Ne dersiniz?
Belki akşamları neden göremediğimi orada anlatıyorumdur. Kimlere anlatıyorum orayı bilmiyorum demiyorum.
Güzel akşamları yaşayan, akşam güneşiyle dans edenleredir, ya da sı yoktur.
Akşam güneşinin bizim oralarda denize karşı batmasını izlerim. Buralarda akşam güneşinden günlerdir mahrum...
Sakın bunun şehirle alakasının olduğunu söylemeyin?
Bana yinede sınırlar içinde, köprülerin berisinde ve ilerisinde durumun farklı olmadığına dair emareler de geldi.
Ben bir şeyi çok seviyorsam o şeylerle, artık cinayet işleme vaktim gelmiş demektir.
Kahretse de beni, en çok üzülen yinede benim sevdiklerimdir. Ben ne bir sadist ne de şizofrenik bir vakıa örneği gösteriyorum şu sıralar.
Sessizliğime gömülmekten bıktım. Saatlerdir konuşmamanın bunalımı her tarafımı sardı da sizlerin haberi yoktur.
Ne dostlarımın beni konuşturmak, buna son vermek için çabalarının da tükenmesi belki akşam güneşinin ardından görünmeyişimdendir.
Siliniyorum bir bir karelerin izinden, belki de kareleniyorum. Ama ben silinmeyi arzu eder gibiyim. Kayıtlara geçiriliyorum.
Farkında mısınız?
Farkında değilsinizdir. Farkına varmanız için, ya bir güneş batımında olmalıyım. Yada gözlerinizde özel tarayıcılar olmalı.
İnsanların nelere ihtiyacı oluyor ...
müzik seti, bilgisayar, telefon(cep), vcd, sinevizyon, seskayıt cihazı, cd, kaset, rotring kalem...
Bunlar içinde bire kara kaplı emanet aldığım not defterimi, birde beğenilmeyip de çöpe atılan kalemimi verin bana ...
Sizlere bunların hepsini yeniden kazandırayım...
Sizden kaybettirmek de benim elimdedir...
Yine asıl önemli olan, kalemdir dostlar...

