AZ'ın ÇOĞULU
Çarşamba, Temmuz 15, 2009 · Kategori: tuba savran
‘tanık ol
yer sahibi, gök sahibi
aktığımıza
içimize koyduğun sesle’
A.Cahit Zarifoğlu
...
(Eksikmiş sandalyenin tek ayağı! Eksikmiş boyu tahtanın. Yere az kala daha fazla büyüyememiş, erişememiş toprağa.. Uzanmış olmamış. Diğer üç ayağa bakmış; ’bir yol yordam alayım’ demiş; olmamış.. Geriye bakmış; ’nasıldı?’ demiş ‘nasıl geldim..nasıl oldum bu kadar?’..olmamış! Olacağı buymuş.. Eksikmiş.)
...
Kapının demir kulpu aydınlatıyordu kendini! Yer? Bir yerdi işte; hafif bir serinliği vardı. Bir oda mıydı, bir balkon muydu, bir avlu muydu, bir koridor muydu, bir meydan mıydı..? ..Dışarısı bu kadar karanlık mıydı? İçerisi bu kadar karanlık mıydı? Yani içerisi miydi, dışarısı mıydı bilinmez: Karanlıktı! Kapının demir kulpu buz gibi ışıldıyordu. Soğuğundan çekinerek tuttu kulpu, aşağı doğru indirdi, çekti kapıyı, açılmadı! Açılmayacağından korkarak bir daha zorladı; takıldı kaldı kapı.. Olmadı. Kilitli olduğunu düşünerek vazgeçti, arkasını döndü. O demir kapı kulpu kadar sıcak hiçbir şey yoktu sanki arkasındaki karanlıkta. Tekrar denemek istedi. Derin bir nefes aldı..(..elimin sırt üşüdüğünde kalemi bıraktırmayan sol elim..üşümemi ısıtan, sağ elimi ısıtan sol elim..sol elimi ısıtan nefesim..nefesim..) Tekrar denedi. Bu sefer zorlamadan kendine itti önce kapıyı, sonra çekti, açıldı kapı. Önce kendine itti kapıyı!
İçerisi bahçeydi. (içerisi diyorum, biraz önceki karanlığın dışarısı olduğuna kanaat getirdiğimden değil; burası sanki içerisiydi biraz..)
Toprağı ilişti ilkin gözüne bahçenin. Ayak değdirdi toprağına; hafif, nemli, yumuşaktı ama çamur değildi.. Ilık bir topraktı. Bahçeyi sarmaşıklar çevrelemişlerdi, her yanı sarmaşıktı. Bütün sarılmışlardı; birbirlerine mi, bahçenin duvarı mı var da ona mı, ağaç mı gerisi de onlara mı... Sarılmışlardı.. Yeşil bir çerçeveydi içinde durduğu.
Kocaman bir yaprak sarkmaktaydı omzuna doğru; eğildi eğildi, bir damla ana damarı üzerinden süzüldü, umarsız duran avucuna düştü. Yaprak zıpladı göğe doğru.. Durdu bir avuç gibi göğe doğru.. Eğilmek için sanki tekrar yere, göğe doğru..
Bir yerden bir ışık geliyordu. Nerden geldiğini anlayamadı ama farkındaydı,. İçerisi aydınlıktı! Işığı vardı her şeyin.Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır
